Dijital iletişimin öncülerinden birisiniz. Dijital iletişim sizce hayatımıza neler kattı?
Dijital iletişim bence hayatımıza pek çok noktada verimlilik, kolaylık ve hızlılık sağladı. Anlık iletişim ile daha dinamik ilişkiler ve geniş ağlar kuruldu. Toplumsal iletişim ve etkileşim arttı. Uzak, yakın hale gelirken; bilgi hepimiz için erişilebilir oldu. İnsanların kendilerini keşfetme yolculuklarına fayda sağladı.

Atelier Agency ajansınızı kurmaya nasıl karar verdiniz?
İnsanın kreatif ve girişimci bir tarafı olduğunda içinde filizlendirdiği güzel fikirleri de oluyor. Ben Atelier Agency’i kurmadan önce de sayısız markayla ve marka sahibi ile iç içeydim. Çok iyi markalarda çalıştım.
Bu da benim için tabi ki çok kıymetli bir deneyimdi. Tecrübelerimi, eş zamanlı olarak verdiğim eğitimlerde, sektöre adım atmak isteyen pek çok öğrencime de aktarıyordum. Bu süreçte ben onlarla bu deneyimlerimi paylaşırken onlar da bana çok şey öğretiyordu. Böylelikle içimde filizlenen o güzel fikirlerin çiçek açtığını ve doğru zamanı bekleyip Atelier Agency’i kurmamla birlikte de meyve verdiğini söyleyebilirim. 

Sizin için başarı nedir?
Benim için başarı denemeye cesaret etmektir. Sonuç ne olursa olsun harekete geçmek ve elinden gelen çabayı göstermektir. Pek çoğumuz, potansiyelimizi gösterebileceğimiz birçok konudan kaçıyoruz ya da erteliyoruz. İçimizdeki güce ve ışığa inanmıyoruz. Halbuki ihtiyacımız olan güç de ilham da kendi içimizde.
Aldous Huxley’in çok sevdiğim bir sözü var: Bundan 20 yıl sonra, yaptıkların değil yapamadıkların için üzüleceksin. Dolayısıyla halatları çöz. Limandan uzaklara yelken aç. Rüzgarı yakala, araştır, düşle, keşfet.

Aynı zamanda bir kız çocuk sahibisiniz. Bu yoğun temponuzda kızınızla iletişiminiz nasıl?
Eğer bir ablanız varsa bu hayata 5-0 önde doğar ve öyle de devam edersiniz. Eşim de yoğun olduğum dönemlerde aynı şekilde bana çok destek oluyor. Bu çok kıymetli benim için. Boş vakitlerimizi Mayıs’a ayırmaktan ziyade her anı onunla dolu dolu nasıl geçirebilirizin peşindeyiz. Aynı anda, İMA’da derslerim oluyor, ajans markalarımızın yoğunluğu ve şimdide kendi bebeğimiz Matchy Matchy’nin oluşumu beni bu dönem de epey yorsada sanırım ona ayıracak zamandan hiçbir zaman ödün vermiyorum.

İletişim sektöründe uzun yıllar çalıştınız. Sektöre girdiğiniz ilk günden bugüne ne gibi değişimler veya dönüşümler oldu?
Sektörde yaklaşık 15 senedir aktif olarak yer alıyorum. İlk zamanlarda her ne kadar kitlesel iletişim, dijitale oranla daha yaygın kullanılsa da teknolojinin ve internetin yaygınlaşmasıyla birlikte iletişim alanında tamamen yeni bir paradigmaya geçildi. Bu dönüşüme şahit olmak da aslında bana kendimi şanslı hissettiriyor. Ve tabi ki asla konuşmadan geçemeyeceğimiz sosyal medya. İnsanlar için, markalar için, işletmeler için çok etkili ve güçlü bir kanal oldu. Bugün hepimiz “kendi yarattığımız dünyamız” diyebileceğimiz kullanıcı profillerimiz ile sosyal medyadayız. Bu alışkanlığın da tüm insanlık ve dünya için bir bağımlılığa dönüşmeden en faydalı, etik ve keyifli şekilde sürdürülmesini diliyorum.

Matchy Matchy adında bir marka kuruyorsunuz. Hikayesini öğrenebilir miyiz?
Her marka yaratıcısından izler taşır. Yaptığımız işlerle insanların hayatlarına dokunurken aslında kendimizi de keşfederiz. Ne istediğimizin ve hangi alanda derinleşeceğimizin fikrini zihnimizde ve tabi ki en önemlisi kalbimizde oluştururuz. Matchy Matchy ismen ve fikren uzun süredir zihnimde ve kalbimdeyken; kendi kabuğuma sığmadığım bir dönemde hayat buldu diyebilirim. Doğru zaman ve takım, bir fikrin gerçekleşmesi için fikrin kendisinden bile önemli olabiliyor. Ortağım iş insanı Mustafa Yalçın uzun yıllarını tekstile vermiş bir isim. O kendi ekibi ile tüm üretim tarafının zorluğunu üstlenirken biz de tüm görsel dünya ve koleksiyon üzerine çalıştık. Ve ortaya başkalarını memnun etmeye çalışmak yerine iyi görünmenin kendisi gibi görünmek anlamına geldiğini düşünmesini istediğimiz kadınlar çıksın istiyoruz. Biliyorsun aynı zamanda çocuk koleksiyonu da var. Çocuk koleksiyonu içinde onların rahatlığı ilk önceliğimiz oldu. Yaptığımız yatırımlarla umarım kısa zamanda Avrupa pazarına da açılacağız.